Karamanoğulları Beyliği (1250-1487)

800pxAnadolu_Beylikleripng-1Oğuzların Afşar boyundan olan  Karaman aşireti ve Karaman-Oğulları, Orta Anadolu’nun güneyinde kurulmuş olup, Anadolu Türkmen beyliklerinin Osmanlılardan sonra en büyüğü ve devamlısıdır. Karaman tahtı beylikten ziyade bir devlet sayılmıştır. Ana kütlesi Afşarlara dayanan devlet, Üç-Oklardan Turgut, Bayburt, Kusun, Gögüz, Varsak, Salur ve Kaçarlar ile Türkleşmiş Samagar, Çaygazan ve Barımbay gibi Moğol oymaklarını da çevresine toplamıştı.

Karaman oymağının bir kısmını 12. Asır ortalarında Maveraü’n-nehir’ de, bir kısmını da Kara-koyunlu obası olarak Azerbaycan bölgesinde (Arran, Gence, Berdaa) görmekteyiz  ve varlıkları günümüze kadar gelmiştir.

Diğer bir kısmı ise Moğol istilasından kaçarak Anadolu’ya gelmiş ve Selçuklu sultanı Alaaddin Keykubat tarafından (1228) Ermenek tarafına yerleştirilmiştir. Bu sırada uçlarda bulunan Türkmenlerin çoğunluğunu Karamanlılar oluşturuyordu.  Karamanlılar bundan önce Sivas tarafında bulunuyorlardı.  Bu sırada Karaman Aşiretinin reisi olan Sadeddin oğlu (daha&helliip;)

Devamını Oku

Avşar Adı Nereden Gelir ?

avsar_otagi_logoAvşar boyunun adı Kaşgarlı Mahmut (XI. yy) ve Fahrettin Mübarek Şah (XIII yy) listelerinde Afşar; Reşidüddin (XIV. yy başı) ile ona dayanan Yazıcı-oğlu (XV. yy) ve Ebulgazi Bahadır Han (XVII. YY) listelerinde Avşar olarak geçer. Moğol istilasından önceki Vakayinamelerde de Avşar şeklinde rastlamak mümkündür. XIV ve XVII. Yy ’larda Anadolu’da her ikisi de görülmekle beraber Avşar adı daha çok yaygındır ve telâffuz şekli zamanımızda ülkenin her yerinde Afşar’ın yerini almıştır. Buna karşılık XVI. Yy ’dan beri İran kaynaklarında Afşar şeklinde yazılır ve halen de bu boya mensup oymak ve köylülerce Afşar olarak söylenir.

(daha&helliip;)

Devamını Oku

Tarihi Kaynaklarda Avşarlar

avsar_otagi_logoAfşarlar, İslamiyet öncesi de varlıklarını hissettirebilen büyük ve geniş bir boy olarak karşımıza çıkmaktadır. En eski Oğuz rivayetlerinde, Afşarlar hakkında şu bilgiler vardır :

“Oğuz İli’nin Hakanı Köl Erki’nin bir kızı vardı. Çok güzel, baba ve anasının bütün işlerine muktedir. Korkut, Köl Erki ile  Tuman’a söyleyip yedi gece-gündüz düğün yapıp padişahlara layık esbap ve çeyiz ile Köl Erki’nin kızını Tuman’a verdi.

Aynı zamanda Ayna Han diye Avşar İli’nin Han’ı vardı. Ayna Han bu kızı oğluna istemişti. Köl Erki’de kabul edip kızı verecek olmuştu. Ayna Han kızı Tuman’a verdiğini işittikten sonra asker çekip Köl Erki’nin üzerine yürüdü. Köl Erki de büyük bir ordu ile karşı varıp vuruşup Ayna’yı mağlûp etti. Ayna’nın oğlunu öldürdü ve Avşar’ın (daha&helliip;)

Devamını Oku

Germiyanoğulları (1260-1429)

Germiyanoğulları_Beyliği'nin_konumuGermiyanlıların ilk müstakil beyleri Yakup Bey’dir. Onun dönemi Germiyanlıların en güçlü dönemidir. 1300’de bağımsız olan beylik (Başkent Kütahya), ayrıca XIV. Yy ’ın ilk çeyreğinde Batı Anadolu beyliklerini de (Aydın, Menteşe, Saruhan, Karası ve Denizli Beylikleri) itaati altında bulunduruyordu; Ayrıca Bizans her yıl muayyen bir vergi ve hediyeler gönderiyordu.

Yakup Bey, II. Gıyaseddin Mesut’a tabi olmayarak İlhanlıların hakimiyetini tanıdı. Aydınoğlu Mehmet kumandasında gönderdiği ordu ile Selçuk ve Birgi’yi ele geçirdi. Daha sonra Tripolis ve Simav’ı zaptetti. Alaşehir muhasarasında (1304) Bizans’a yardıma gelen Katalanlar karşısında geri çekildiyse de 1314’te Alaşehir’i vergiye bağladı. Yerine geçen oğlu Mehmet Bey, Kula ile Simav çevresindeki yerleri aldı. Mehmet Beyden sonra Süleyman-Şah Germiyan tahtına oturdu.

Süleyman-Şah’ın Karamanlılara karşı Hamidoğullarına yardım etmesi, Karamanlılarla arasını açtı. Karamanlıların; tehdidi üzerine beyliğinin muhafazası için, Osmanlılarla anlaşmak istedi. Bu maksatla kızını I. Murat’ın oğlu Beyazıt’a verip akrabalık kurdu ve çeyiz olarak da Kütahya, Simav, Eğrigöz (Emet) ve Tavşanlı’yı Osmanlılara verdi (1381). Kütahya gibi merkezin verilmesi (daha&helliip;)

Devamını Oku

Sevindik Han ve Avşar Beyliği

sevindik_hanAkkoyunlu Devleti’nin, Osmanlılardan aldığı darbeler sonucu zayıfladığı ve Şeyh Cüneyd’in haleflerinin devlet kurmak için faaliyete giriştiği dönemlerde iki ülke arasında bulunan topraklarda kontrol kaybedilmişti. Bu esnada ortaya çıkan Afşar Boyu’na mensup Sevindük Han, bu mücadelelerden istifade etmesini bilmiş ve ana kitlesi Avşarlara dayanan göçebe bir beylik kurmaya muvaffak olmuştur.

Doğuda Elegez Dağı’ndan batıda Kop Dağı’na varıncaya kadar yayılan beylik, Erzurum merkez olmak üzere Çobanköprüsü, Bayburt, Kars ve Şüregel (Gümrü ile Arpaçay’ın Kızılçakçak ve Başgedikler Bucağı) bölgelerini içine alıyordu.; Beyliğin kuruluş tarihi kesin olarak bilinmemekle birlikte; evvelce Safevi nüfuzuna tabi iken Yavuz Selim’in Trabzon valiliği sırasına tesadüf eden 1508-10 tarihinde Osmanlı nüfuzuna girdiğini düşünürsek (Yavuz 1508’de Gürcistan Seferi dönüşü İran topraklarına girerek Safeviler’i yenmişti. Afşarlar, bu savaşta Safevi ordusunda çarpıştılar ), beyliğin henüz II. Beyazıt’ın ilk devirlerinde kurulduğunu tahmin edebiliriz. (daha&helliip;)

Devamını Oku

Avşar İmparatorluğu

avsar_imparatorluguİran’da büyük bir hanedanlık kuran Nadir Şah; sadece Avşarların değil,; Türk tarihinin de en büyük şahsiyetleri arasındadır. M.Ö. VII. Yy’da Alp Er Tunga ile başlayan Türk cihangirliğinin son temsilcisisidir. Nadir Şah, 22 Ocak 1688 yılında Horasan’ın Abiverd bölgesinde Deregez vilayetinin Destgird şehrinde doğdu. Afşarların Eberlü boyuna bağlı olan Kırklı obasından idi. (Kırklılar, daha 16. Yy’ın başlarında Horasan’da yaşıyorlardı) Babasının adı; İmam Kulu’dur. Soyluluk geleneklerine bağlı göçebe topluluklarda yükselmek zor olduğu halde Nadir, başlangıçta bir çete reisi iken zekası, yüksek meziyetleri ve sayısız mücadeleleri sonucu Horasan’ın tanınmış emirlerinden birisi oldu (1725).

I. Abbas’ın (1587-1628) ölümünden sonra Safevi devleti gerilemeye başlamıştı. Safevi hükümdarı Hüseyin Mirza zamanında, Afganlılar (Abdaliler ve Kalaç Türkleri) İran’a (daha&helliip;)

Devamını Oku

Karabağ Hanlığı (1748-1828)

karabag_hanligiKarabağ, Azerbaycan’da Kür ve Aras ırmakları ile Gökçe Göl arasında bulunan  ve Arran diye anılan bölgenin Türkçe adıdır. Bu bölge tarihi boyunca Türk topluluklarının gelip yerleştiği ve yurt tuttuğu bir yerdir.

Azerbaycan sahasında yaşayan Azeriler; XI. yy. başlarından XIV.yy.’a kadar bu bölgeye gelip yurt tutmuş Oğuz Türklerinden oluşmaktadır; ve bunların çoğunluğu da Yıvalar ve Afşarlar tarafından teşkil edilmektedir. Sav Tekin yönetimindeki Türkler, Müneccimbaşı’nın ifadesiyle, Arran (Karabağ) ülkesinin bütün ova, nahiye, dağ ve kalelerine yerleştiler. Nasavi, Arran ve Mugan’daki Türkmenlerin yoğunluğunu anlatmak için “karınca gibi kalabalık” ifadesini kullanmıştır. Harzemşahlar döneminde ise Arran vilayetine “Türkmen Yığınağı” denilmektedir.

Azerbaycan 1076 tarihinde kesin olarak Türk toprağı haline gelmiştir. Melikşah’ın ölümünden sonra Azerbaycan, Irak Selçukluları’nın eyaleti olarak önemli bir askeri güç haline gelmiştir. Bu (daha&helliip;)

Devamını Oku

Avşar Türklerinin Ongunu Tavşancıl Kuşu

Türklerin, bazı hayvanları ve yırtıcı kuşları kutsal sayarak, onları kendilerine sembol edinmeleri bir inanıştı. Oğuzlarda ise her dört boyun ortak bir yırtıcı kuş (doğan kuşunun türleri) sembolü vardı. Bunlara Ongun denirdi. Ancak Ongunların Moğol tesiriyle oluştuğunu anlıyoruz. Çünkü Kaşgarlı’da ongunlar yoktur ve ilk kez Reşideddin bunlardan bahseder.

Avşar boyunun ongunu da (Bey-dili, Kızık, Karkın ile birlikte) Reşidüddin ve Yazıcıoğlu’na göre tavşancıl kuşu (kartala benzeyen fakat daha küçük ve kahve renkli bir kuş) , Ebulgazi Bahadır Han’a göre ise çure-laçin kuşudur.

(daha&helliip;)

Devamını Oku

AVŞAR TÜRKLERİNİN ONGUNU TAVŞANCIL KUŞU

Türklerin, bazı hayvanları ve yırtıcı kuşları kutsal sayarak, onları kendilerine sembol edinmeleri bir inanıştı. Oğuzlarda ise her dört boyun ortak bir yırtıcı kuş (doğan kuşunun türleri) sembolü vardı. Bunlara Ongun denirdi. Ancak Ongunların Moğol tesiriyle oluştuğunu anlıyoruz. Çünkü Kaşgarlı’da ongunlar yoktur ve ilk kez Reşideddin bunlardan bahseder.

Avşar boyunun ongunu da (Bey-dili, Kızık, Karkın ile birlikte) Reşidüddin ve Yazıcıoğlu’na göre tavşancıl kuşu (kartala benzeyen fakat daha küçük ve kahve renkli bir kuş) , Ebulgazi Bahadır Han’a göre ise çure-laçin kuşudur.

(daha&helliip;)

Devamını Oku